Revmark olarak insan hayatını ve sağlığını, yürüttüğümüz bütün faaliyetlerin üzerinde tutuyoruz. Çalışanlarımızın, yüklenicilerimizin, iş ortaklarımızın, ziyaretçilerimizin ve proje sahalarımızda bulunan herkesin güvenliğini sağlamak, kurumsal sorumluluğumuzun temel unsurlarından biridir.
İş sağlığı ve güvenliğini yalnızca mevzuat kapsamında yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak değil; planlama, dikkat, eğitim ve ortak sorumluluk gerektiren bir çalışma kültürü olarak görüyoruz.
Hedefimiz; iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, risklerin meydana gelmeden belirlenmesi ve herkesin kendisini güvende hissettiği çalışma ortamlarının oluşturulmasıdır.
Projelerimizin başarısını yalnızca yapıların kalitesi, büyüklüğü veya zamanında tamamlanmasıyla değerlendirmiyoruz. Bir projenin gerçek başarısının, bütün süreçlerin insan hayatına ve sağlığına saygılı biçimde yürütülmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz.
Hiçbir işin, insan hayatını veya sağlığını tehlikeye atacak kadar acil olmadığı anlayışıyla hareket ediyoruz. Çalışma programlarımızı, uygulama yöntemlerimizi ve saha organizasyonlarımızı bu öncelik doğrultusunda oluşturmayı amaçlıyoruz.
İş sağlığı ve güvenliği yaklaşımımızın temelini önleyici tedbirler oluşturmaktadır.
Ofislerimizde, satış alanlarımızda, şantiyelerimizde ve diğer çalışma ortamlarımızda ortaya çıkabilecek tehlikeleri önceden belirlemeyi; riskleri değerlendirerek gerekli önlemleri zamanında almayı önemsiyoruz.
Çalışma ortamı, kullanılan ekipmanlar, işin niteliği ve sahadaki değişen koşullar doğrultusunda risklerin düzenli olarak gözden geçirilmesini gözetiyoruz. Tespit edilen risklerin ortadan kaldırılması, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise kabul edilebilir seviyeye indirilmesi için uygun teknik ve idari önlemlerin alınmasını destekliyoruz.
İnşaat sahalarının farklı iş gruplarının, makinelerin, ekipmanların ve operasyonların eş zamanlı olarak bulunduğu yüksek dikkat gerektiren alanlar olduğunun bilincindeyiz.
Şantiye faaliyetlerinde özellikle;
Çalışma alanlarının düzenli tutulmasını, güvenli ulaşım yollarının oluşturulmasını, tehlikeli bölgelerin açıkça işaretlenmesini ve yetkisiz kişilerin riskli alanlara girişinin önlenmesini gözetiyoruz.
Güvenli bir çalışma ortamının yalnızca alınan teknik önlemlerle değil, çalışanların bilgi ve farkındalığıyla oluşturulabileceğine inanıyoruz.
Çalışanların ve sahada görev yapan kişilerin yürüttükleri işe, kullanacakları ekipmana ve karşılaşabilecekleri risklere uygun şekilde bilgilendirilmelerini önemsiyoruz.
İşe başlangıç, görev değişikliği, yeni ekipman kullanımı veya çalışma koşullarında önemli bir değişiklik olması gibi durumlarda gerekli eğitim ve bilgilendirmelerin yenilenmesini destekliyoruz.
Güvenlik kurallarının yalnızca öğrenilmesini değil, günlük çalışma davranışının doğal bir parçası hâline gelmesini hedefliyoruz.
Risklerin toplu korunma yöntemleriyle tamamen önlenemediği durumlarda, yapılan işe ve mevcut tehlikelere uygun kişisel koruyucu donanımların kullanılmasını önemsiyoruz.
Baret, emniyet kemeri, koruyucu gözlük, eldiven, iş ayakkabısı, kulak koruyucu, reflektif yelek ve benzeri donanımların doğru şekilde seçilmesini, çalışanlara ulaştırılmasını ve gerektiği biçimde kullanılmasını gözetiyoruz.
Kişisel koruyucu donanımların yalnızca bulundurulmasının yeterli olmadığına; uygunluklarının kontrol edilmesi, düzenli bakımlarının yapılması ve doğru kullanım konusunda çalışanların bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Çalışma alanlarında kullanılan makine, araç, ekipman ve tesisatın güvenli, amacına uygun ve bakımlı olması temel önceliklerimiz arasındadır.
Ekipmanların yalnızca gerekli bilgiye ve yetkiye sahip kişiler tarafından kullanılmasını; bakım, kontrol ve onarımlarının düzenli biçimde gerçekleştirilmesini önemsiyoruz.
Arızalı, hasarlı veya güvenli çalışma koşullarını sağlamayan ekipmanların kullanılmamasını; koruyucu sistemlerin devre dışı bırakılmamasını ve her türlü uygunsuzluğun gecikmeden bildirilmesini bekliyoruz.
İş sağlığı ve güvenliği yaklaşımımız fiziksel kazaların önlenmesiyle sınırlı değildir. Çalışanların maruz kalabileceği kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal risklerin de değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Gürültü, titreşim, toz, ağır kaldırma, tekrarlayan hareketler, uygunsuz çalışma pozisyonları, aşırı sıcak veya soğuk ortamlar ve yoğun çalışma baskısı gibi çalışan sağlığını etkileyebilecek unsurların kontrol altında tutulmasını önemsiyoruz.
Çalışanların sağlık durumlarının yaptıkları işe uygunluğunun gözetilmesini ve gerekli sağlık kontrollerinin ilgili süreçler doğrultusunda gerçekleştirilmesini destekliyoruz.
Yangın, deprem, patlama, iş kazası, doğal afet ve benzeri acil durumlara karşı hazırlıklı olmak, güvenli çalışma kültürünün önemli bir parçasıdır.
Çalışma alanlarının özellikleri ve karşılaşılabilecek riskler doğrultusunda acil durum planlarının oluşturulmasını; tahliye yollarının, toplanma alanlarının ve müdahale ekipmanlarının belirlenmesini önemsiyoruz.
Çalışanların acil durumlarda nasıl hareket edecekleri konusunda bilgilendirilmelerini, gerekli tatbikatların gerçekleştirilmesini ve acil durum ekipmanlarının her zaman erişilebilir ve kullanılabilir durumda tutulmasını gözetiyoruz.
Güvenli bir çalışma ortamının bütün çalışanların katılımıyla oluşturulabileceğine inanıyoruz.
Çalışanlarımızı ve sahada görev yapan bütün paydaşlarımızı;
İyi niyetle yapılan bildirimlerin bir kusur arayışı olarak değil, daha güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak için değerli bir katkı olarak ele alınmasını önemsiyoruz.
İş kazalarının yanında, yaralanma veya hasarla sonuçlanmayan ancak sonuçlanma potansiyeli bulunan ramak kala olayların da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Meydana gelen olayların nedenlerinin belirlenmesini, gerekli incelemelerin gerçekleştirilmesini ve benzer durumların tekrarını önleyecek tedbirlerin alınmasını gözetiyoruz.
Amacımız yalnızca olay sonrasında müdahale etmek değil; edinilen deneyimi çalışma yöntemlerinin geliştirilmesi ve yeni risklerin önlenmesi için kullanmaktır.
İş sağlığı ve güvenliği yaklaşımımız, Revmark’ın doğrudan çalışanlarıyla sınırlı değildir.
Tedarikçilerimizin, yüklenicilerimizin, alt yüklenicilerimizin ve iş ortaklarımızın da yürüttükleri faaliyetlerde aynı güvenlik anlayışını benimsemelerini bekliyoruz.
Proje sahalarında görev alan bütün tarafların;
Güvenli çalışma kültürünün ancak bütün tarafların aynı sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle güçleneceğine inanıyoruz.
Ofislerimizi, satış alanlarımızı ve proje sahalarımızı ziyaret eden kişilerin güvenliğini de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz.
Ziyaretçilerin çalışma alanındaki riskler hakkında bilgilendirilmesini, gerekli koruyucu donanımların sağlanmasını ve riskli alanlarda yetkili kişilerin gözetiminde bulunmalarını önemsiyoruz.
Proje çevresinde yaşayan veya çalışma alanından dolaylı olarak etkilenebilecek kişilerin güvenliğini korumaya yönelik sınırlandırma, işaretleme, yönlendirme ve saha düzenlemelerinin yapılmasını gözetiyoruz.
İş sağlığı ve güvenliğini, tamamlanan bir uygulama değil; düzenli olarak gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gereken dinamik bir süreç olarak görüyoruz.
Çalışma alanlarındaki uygulamaların kontrol edilmesini, tespit edilen eksikliklerin giderilmesini ve alınan önlemlerin etkinliğinin değerlendirilmesini önemsiyoruz.
Saha deneyimlerinden, çalışan geri bildirimlerinden, ramak kala bildirimlerinden ve gerçekleştirilen kontrollerden elde edilen sonuçları daha güvenli çalışma yöntemleri geliştirmek için kullanmayı hedefliyoruz.
Revmark olarak güvenliğin yalnızca belirli kişilerin veya birimlerin görevi olmadığına; projelerimizde görev alan herkesin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz.
İnsan hayatına saygıyı temel alan, riskleri önceden gören ve güvenliği çalışma kültürünün ayrılmaz bir parçası hâline getiren yaklaşımımızla; bütün faaliyetlerimizi sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir koşullarda yürütmeyi amaçlıyoruz.