TEMEL DEĞERLERİMİZ

DOĞA VE GELECEK YAKLAŞIMIMIZ

Revmark olarak çevreye duyarlı yaklaşımı, yalnızca projelerimizin belirli bir aşamasında ele alınan bir konu değil; yatırım kararlarımızdan tasarıma, yapım sürecinden yaşam alanlarının kullanımına kadar bütün faaliyetlerimize yön veren temel bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Gayrimenkul sektörünün doğal kaynaklar, enerji kullanımı, kent dokusu ve gelecek nesillerin yaşam koşulları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Bu nedenle projelerimizi geliştirirken yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamayı değil, çevresel etkileri azaltan ve uzun vadeli değer üreten yaşam alanları oluşturmayı hedefliyoruz.

Çevre politikamız; kaynakların verimli kullanılması, çevre kirliliğinin önlenmesi, doğal yaşamın korunması ve çevresel performansın sürekli geliştirilmesi anlayışına dayanmaktadır.

Çevreye Duyarlı Proje Geliştirme

Bir projenin çevresel etkisinin, henüz tasarım ve planlama aşamasında şekillenmeye başladığına inanıyoruz.

Bu doğrultuda lokasyon seçimi, arazi kullanımı, mimari yerleşim, yönlendirme, ulaşım bağlantıları, açık ve yeşil alan düzenlemeleri ile çevredeki mevcut yapılaşmayı bir bütün olarak değerlendiriyoruz.

Projelerimizin bulunduğu bölgenin doğal, fiziksel ve sosyal yapısıyla uyumlu olmasını; çevresine yük oluşturan değil, bulunduğu alana nitelik ve değer kazandıran yapılar olarak geliştirilmesini önemsiyoruz.

Enerji Verimliliği

Yapıların kullanım süresince oluşan enerji tüketiminin azaltılması, çevresel sorumluluğumuzun temel unsurlarından biridir.

Projelerimizin tasarım ve uygulama süreçlerinde doğal ışık ve havalandırmadan mümkün olduğunca yararlanılmasını, ısı kayıplarının azaltılmasını, enerji verimli sistemlerin ve uygun yalıtım çözümlerinin tercih edilmesini destekliyoruz.

Ortak alan aydınlatmaları, mekanik sistemler, ısıtma ve soğutma çözümleri ile yapı ekipmanlarında enerji verimliliğini gözetiyor; teknik ve ekonomik açıdan uygulanabilir olduğu ölçüde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını değerlendirmeyi amaçlıyoruz.

Su Kaynaklarının Korunması

Suyun sınırlı ve korunması gereken doğal bir kaynak olduğunun bilinciyle, projelerimizde su tüketiminin azaltılmasına yönelik çözümleri önemsiyoruz.

Düşük tüketimli armatürler, verimli sulama sistemleri, kuraklığa dayanıklı bitki seçimi ve su kayıplarının önlenmesine yönelik altyapı çözümleri gibi uygulamaları proje özellikleri doğrultusunda değerlendiriyoruz.

Şantiye süreçlerinde de gereksiz su kullanımının önlenmesini, olası kaçakların kontrol edilmesini ve su kaynaklarının kirlenmesine neden olabilecek uygulamalara karşı gerekli tedbirlerin alınmasını gözetiyoruz.

Doğal Kaynakların Verimli Kullanılması

Projelerimizin geliştirilmesinde kullanılan malzeme, enerji ve diğer kaynakların çevresel etkilerini dikkate alıyoruz.

İhtiyaca uygun miktarda malzeme kullanılmasını, gereksiz tüketimin önlenmesini ve mümkün olan alanlarda yeniden kullanılabilir veya geri dönüştürülebilir ürünlerin tercih edilmesini destekliyoruz.

Malzeme seçiminde yalnızca estetik ve maliyet unsurlarını değil; dayanıklılık, bakım ihtiyacı, kullanım ömrü, insan sağlığına etkisi ve çevresel performans gibi ölçütleri de göz önünde bulundurmayı amaçlıyoruz.

Uzun ömürlü, nitelikli ve kullanım süresince değerini koruyan yapılar geliştirmenin, kaynakların verimli kullanılmasına önemli katkı sağladığına inanıyoruz.

Atıkların Azaltılması ve Yönetimi

Proje ve şantiye süreçlerinde oluşabilecek atıkların kaynağında azaltılması, doğru şekilde ayrıştırılması ve güvenli biçimde yönetilmesi temel yaklaşımımızdır.

İnşaat, ambalaj, evsel, geri dönüştürülebilir ve gerekli durumlarda tehlikeli atıkların birbirinden ayrılmasını; ilgili yöntemlerle toplanmasını, taşınmasını ve lisanslı kuruluşlar aracılığıyla geri kazanılmasını veya bertaraf edilmesini gözetiyoruz.

Malzeme planlamasının doğru yapılması, hasar ve firelerin azaltılması, kullanılabilir durumdaki malzemelerin yeniden değerlendirilmesi ve geri dönüşüm imkânlarının artırılması yönündeki uygulamaları destekliyoruz.

Şantiye Süreçlerinde Çevrenin Korunması

Yapım faaliyetlerinin çevrede yaşayan kişiler, doğal alanlar ve kent yaşamı üzerindeki geçici etkilerini mümkün olan en düşük seviyede tutmayı amaçlıyoruz.

Bu kapsamda şantiye çalışmalarında;

  • Toz, gürültü ve titreşimin kontrol altında tutulmasını,
  • İnşaat atıklarının düzenli biçimde yönetilmesini,
  • Toprak, su ve hava kirliliğinin önlenmesini,
  • Yakıt, kimyasal madde ve benzeri ürünlerin güvenli koşullarda saklanmasını,
  • Çevredeki yolların ve ortak kullanım alanlarının korunmasını,
  • İş makinelerinin ve ekipmanların çevresel etkilerinin takip edilmesini,
  • Şantiye alanının düzenli ve kontrollü tutulmasını önemsiyoruz.

Yapım süreçlerinde çevrede yaşayanların günlük yaşamını etkileyebilecek çalışmaların dikkatle planlanmasını ve gerekli tedbirlerin zamanında alınmasını gözetiyoruz.

Yeşil Alanlar ve Doğal Yaşam

Yeşil alanların yalnızca görsel bir peyzaj unsuru değil; yaşam kalitesini yükselten, kent ekosistemini destekleyen ve insanlar ile doğa arasında bağ kuran önemli alanlar olduğuna inanıyoruz.

Projelerimizde açık ve yeşil alanların işlevsel, erişilebilir ve sürdürülebilir biçimde tasarlanmasını önemsiyoruz. Bitkilendirme kararlarında bölgenin iklimine uyum sağlayan, su ihtiyacı görece düşük ve uzun ömürlü türlerin kullanılmasını destekliyoruz.

Mevcut doğal dokunun, değerli ağaçların ve bölgesel ekolojik özelliklerin korunmasını; peyzaj düzenlemelerinin proje mimarisiyle ve çevresiyle uyumlu biçimde ele alınmasını hedefliyoruz.

İklim Değişikliğiyle Mücadele

İklim değişikliğinin kentler, yapılar ve yaşam alanları üzerindeki etkilerinin giderek arttığının farkındayız.

Enerji tüketiminin azaltılması, yenilenebilir enerji olanaklarının değerlendirilmesi, kaynakların verimli kullanılması, yeşil alanların artırılması ve atık oluşumunun sınırlandırılması yoluyla faaliyetlerimizden kaynaklanan çevresel etkinin azaltılmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Projelerimizin aşırı sıcaklık, yoğun yağış, su baskını ve benzeri iklim kaynaklı risklere karşı daha dayanıklı hâle gelmesini destekleyen tasarım ve altyapı çözümlerini değerlendirmeyi önemsiyoruz.

Sağlıklı Yaşam Alanları

Çevreye duyarlı yapıların aynı zamanda insan sağlığını ve yaşam kalitesini desteklemesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu nedenle projelerimizde doğal aydınlatma, temiz hava, uygun havalandırma, termal konfor, akustik düzenleme ve güvenli malzeme kullanımı gibi yaşam kalitesini doğrudan etkileyen unsurları önemsiyoruz.

İnsanların kendilerini güvende ve huzurlu hissedebilecekleri, doğayla ilişki kurabilecekleri ve uzun yıllar boyunca nitelikli biçimde kullanabilecekleri yaşam alanları geliştirmeyi hedefliyoruz.

Sorumlu Tedarik Zinciri

Çevresel yaklaşımımızın yalnızca Revmark’ın doğrudan faaliyetleriyle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyoruz.

Tedarikçilerimizin, yüklenicilerimizin, alt yüklenicilerimizin ve iş ortaklarımızın da çevreye duyarlı hareket etmelerini; doğal kaynakları verimli kullanmalarını, atıklarını uygun şekilde yönetmelerini ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik tedbirleri almalarını bekliyoruz.

Ürün ve hizmet seçimlerinde kalite, güvenilirlik ve ekonomik uygunluğun yanında çevresel etkilerin de dikkate alınmasını destekliyoruz.

Yasal Uyum ve Sorumluluk

Faaliyetlerimizi yürürlükteki çevre mevzuatına, ilgili izin ve yükümlülüklere uygun biçimde gerçekleştirmeyi temel sorumluluğumuz olarak kabul ediyoruz.

Projelerin geliştirilmesi ve uygulanması sırasında çevresel risklerin belirlenmesini, gerekli önlemlerin alınmasını ve ilgili süreçlerin yetkili kişi ve kuruluşlarla koordinasyon içinde yürütülmesini önemsiyoruz.

Çevreye zarar verebilecek durumların önlenmesi için çalışanlarımızın, yüklenicilerimizin ve iş ortaklarımızın sorumluluklarının açık biçimde belirlenmesini destekliyoruz.

Farkındalık ve Katılım

Çevrenin korunmasının yalnızca teknik uygulamalarla değil, ortak bir bilinç ve sorumluluk anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyoruz.

Çalışanlarımızın çevre konusundaki farkındalığını artırmayı; enerji ve su tasarrufu, atık yönetimi, kaynak kullanımı ve kirliliğin önlenmesi konularında bilinçli hareket etmelerini teşvik ediyoruz.

Müşterilerimizin, iş ortaklarımızın ve diğer paydaşlarımızın çevreye ilişkin görüş ve önerilerini önemseyerek çevresel performansımızı geliştirmeye katkı sağlayacak iş birliklerini destekliyoruz.

Sürekli Gelişim Yaklaşımımız

Çevresel sorumluluğu tamamlanan tek seferlik bir çalışma değil, sürekli gelişmesi gereken kurumsal bir anlayış olarak görüyoruz.

Projelerimizin ve faaliyetlerimizin çevresel etkilerini değerlendirmeyi, ihtiyaç duyulan alanlarda iyileştirmeler gerçekleştirmeyi ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda daha verimli çözümleri süreçlerimize dâhil etmeyi hedefliyoruz.

Revmark olarak geleceğe yalnızca nitelikli yapılar değil; çevresine saygılı, kaynaklarını bilinçli kullanan ve yaşam değerini uzun yıllar koruyan alanlar bırakmak için çalışıyoruz. Çünkü kalıcı değer üretmenin, doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumlulukla mümkün olduğuna inanıyoruz.